Ankara’da Dalgıç Olmak

Biliyor musunuz en çok dalgıç Ankara’da var.. Deniz olmayan yerde bir sürü dalış okulu var. Bende 2009 yılında dalgıç olmaya karar veren Ankara’lılardanım. Kardeşim ve yelken yaptığım sevgili kaptanlarımla (evet Ankara’da pek çok yelkencide var denize hasret memleket işte..) teorik kursa gittik. Kurs sonrası Ankara’da işler şöyle yürüyor ilk önce havuz dalışı yapıyorsunuz regülatör, BC, maske kullanımına alışmak için ardından mecburen Ankara’yı terk ediyorsunuz ve deniz kenarı dalış bölgesi olan bir yere gidiyorsunuz.

Ben ilk dalışımı güzeller güzeli Selimiye’de (Marmaris) yaptım. Selimiye ufak bir yer olduğundan kaldığımız pansiyondan, dalış teknesine kadar her şey çok güzeldi ve sıcacık bir ortamı vardı. İlk dalışta 5 metreye dalıyorsunuz, benim ilk dalışım ve sonrası tam bir kabustu.

İlk dalışta kısa elbise giymiştim ve 5 metrede dizlerimin üzerine otururken çıyanın üzerine oturmuşum.. Bütün gün bacağım baştan aşağı ağrıyarak gezdim. Bir de tam arıların üreme dönemine denk gelmiş dalış zamanımız tüm dalışımız boyunca tekne arı istilası altındaydı. Ama ilk günün ardından tüm bu kötü şeyleri bir yana bırakıp su altına odaklanınca “iyiki dalgıç olmayı seçmişim” dedim.

Su altı bambaşka bir dünya, sanki rüya görüyorsunuz gibi.. Helede tekne batığı, uçak batığı gibi şeyler varsa.. İlk gerçek dalışımı yaptığım yerde (Amerikalı’nın Koyu) küçük bir motor yat batığı var.. Suyun altında hem sevinç, hem heyecan her türlü duyguyu yaşadım diyebilirim. Sanki bambaşka bir gezegene gelmişim ve orada başka bir hayatı tecrübe ediyorum.. Ben zaten suyun altında şişe görsem heyecanlanan biriyim, o şişe oraya nasıl gelmiş diye teoriler üretiyorum, mesela rakı şişesiyle eğlenen bir grup hayal ediyorum ve insanların daha önce neler yapmış olduklarını düşünmek bana keyif veriyor.

Selimiye’den sonra Kalkan, Kaş, Demre, Bodrum bir sürü yerde pek çok kez dalış yaptım. En çok beğendiğim Bodrum dalışıydı. Bu yaz tüm dalış ekipmanlarımı fuardan almış olmanın keyifiyle de sanırım, su altında bol bol batıklarıyla beni en çok mutlu edeni Bodrum oldu..

Off şu yazıyı yazarken öyle canım çekti ki dalışa gitmeyi, hazır da Cuma akşamıyken dalış olsa da gitsek..

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Website Protected by Spam Master